22Oca
2010
52
Pinokyo

Pinokyo

Gönderen : Nilgün Cabacı

Pinokyo

Kırmızı Başlıklı Kız

Bir varmış, bir yokmuş çook eski bir zamanda küçük bir kasabada Geppetto adında ihtiyar bir oyuncakçı yaşarmış. Yaptığı tahtadan oyuncakları satarak geçimini sağlarmış. İhtiyar oyuncakçının hayatta üzüldüğü tek şey bir çocuğunun olmamasıymış. Bir çocuğunun olması için neler vermezmiş ki. Bir gün yeni bir oyuncak yapmak için ormana gidip kütük aramaya başlamış. Derken tam aradığı gibi bir kütüğü bulmuş. – İşte tam aradığım gibi bir kütük. Bununla çok güzel bir kukla yapacağım, diye sevinerek kütüğü sırtladığı gibi oyuncakcı dükkanına taşımış. Tezgahın üzerine koymuş. Başlamış yontmaya. Geppetto kütüğü yonttukça kütükten “ah ah!” diye sesler geliyormuş. Geppetto usta: “Nereden geliyor bu ses,, diye düşünmüş. “Herhalde bana öyle geldi” diye içinden geçirmiş. Derken kuklanın önce kafası sonra da vücudu daha sonra da kolları ile bacakları şekillenmeye başlamış. Geppetto usta en sonunda kuklayı bitirmiş. Onu sandalyenin üzerine oturtmuş. Ortalığı temizlemeye başlamış. O ortalığı temizlerken, “Merhaba” diye bir ses duymuş. Sesin nereden geldiğini anlamak için başını çevirmiş. Ortalıkta sandalyenin üzerinde oturmakta olan kukladan başka kimsecikler yokmuş. Yine yanıldığını düşünerek işine devam etmiş. Az sonra kukla oturduğu sandalyeden hopladığı gibi odanın içinde dansetmeye başlamış. Olanları gören Geppetto ustanın şaşkınlıktan ağzı bir karış açılmış. – Aman Allahım! Bu kukla canlı. “Tam da benim istediğim gibi bir çocuk” demiş. Etten kemikten değilmiş ama tıpkı bir çocuk gibi gülüyor, koşuyor, oynuyormuş. Kukla çocuğu kucağına alıp; – Sen gerçek bir çocuk gibisin. Senin adın Pinokyo olsun, demiş. Artık Geppetto ustanın hiç canı sıkılmıyor, günlerini Pinokyo ile ilgilenerek geçiriyormuş. Bir süre sonra Pinokyo’nun okula gitmesi gerektiğini düşünmüş. Ancak Pinokyo’nun ne defteri varmış ne kalemi. Geppetto ustada da hiç para olmadığından paltosunu satarak, aldığı parayı Pinokyo’ya vermiş. – Al oğlum bu parayla kendine defter kalem al. Güzelce okuluna git, demiş. Pinokyo parayı avucuna almış yola koyulmuş. Neşe içinde yürüyormuş. Merakla etrafına bakınıp, yol üzerindeki dükkanları, pazar tezgahlarını, bağıran insanları izliyormuş. Bu arada yolun başındaki kalabalık dikkatini çekmiş. Kalabalığın arasına dalıp ne olduğunu öğrenmeye çalışmış. Kalabalığın önünde kocaman renkli bir çadır duruyormuş. Bu şehre yeni gelen sirkin çadırıymış. Çadırın önündeki palyaço bağırarak müşteri topluyormuş. Pinokyo çadırın içerisinde ne olduğunu merak edip, kalabalığın arasından geçip çadıra girmek istemiş. Palyaço, Pinokyo’ya içeri parasız girilemeyeceğini söylemiş. Pinokyo içeride olanları çok merak ettiğinden, Geppetto ustanın okula gitmesi için verdiği parayı uzatmış. İçeriye girince çadırın ortasına kurulan sahnede oynayan kuklaları görmüş. – Hey! Bunlar da benim gibi tahtadan, diyerek sahneye kuklaların arasına çıkmış. Kuklaları izleyen kalabalık Pinokyo’ya kızmış. – Çekil oradan sahneyi görmemizi engelliyorsun, diyerek azarlamışlar Pinokyo’yu. Ancak sahnenin yukarısında kuklalara bağlı olan ipleri tutan sirk sahibi canlı bir kukla gördüğü için çok sevinmiş. “Böyle ipleri olmadan hareket edebilen bir kukla bana çok para kazandıracak” diye düşünmüş. Oyun biter bitmez Pinokyo’yu yakaladığı gibi kafese kapatmış. Pinokyo başına gelenlerin kendi suçu olduğunu Geppetto ustanın sözünü dinleyip okula gitse bunların hiçbirinin olmayacağını düşünerek, ağlamaya başlamış. Pinokyonun pişman olduğunu gören iyilik perisi hemen onun yanına giderek; – Babanın sözünden çıkmamalıydın! Ama pişman olduğunu görüyorum. Bunun için seni kurtaracağım. Ama bir daha yaramazlık yapma! Bu da sirke verdiğin para. Onu sakın boş yere harcama. Doğru okuluna git, diyerek Pinokyo’yu sirkin dışına çıkarmış. Pinokyo paralar elinde okula doğru yol almaya başlamış. Bir yandan da şarkı söylüyormuş. Pinokyo’nun şarkı söyleyerek yürüdüğünü gören kurnaz tilki ve arkadaşı kedi “Bu kukla ne kadar da neşeli, şunun bir yanına gidelim” diyerek Pinokyo’nun önüne çıkmışlar. – Hayrola Pinokyo? Böyle neşeli neşeli nereye gidiyorsun? Diye sormuşlar. Pinokyo da: – Kendime defter kalem alıp okula gideceğim, demiş. Kurnaz Tilki: – Defter, kalem alacak paran var mı? Diye sormuş. Pinokyo, büyükbabasının verdiği paraları göstermiş. Paraları gören kurnaz tilki ve kedi bir oyun oynayıp bu paraları almaya karar vermişler. Pinokyo’ya: – Okula gidip de ne yapacaksın? Bizim dediklerimizi yaparsan zengin olursun. Sen o paraları bize ver, biz de götürüp sihirli tarlaya ekelim. Senin de bir para ağacın olur, ihtiyacın oldukça bu ağaca gider, meyveleri olan paraları toplarsın, demişler. Hiç böyle şey olur mu? Ama Pinokyo söylenenlere inanmış elindeki paraları kurnaz tilkiye teslim etmiş. Paraları alan kurnaz tilki ve kedi hemen oradan uzaklaşmışlar. Tek başına kalan Pinokyo’nun yanında iyilik perisi belirivermiş. Pinokyo’ya: – Defter kalem aldın mı Pinokyo? Diye sormuş. Oysa peri paraları kurnaz tilkiye kaptırdığını biliyormuş. Sakın yalan söyleme yoksa seni cezalandırırım, diye uyarmış. Pinokyo uyarıya aldırmadan yalan söylemiş. – Defter, kalem aldım. Onları okula bıraktım, deyince yalan söylediğinden dolayı burnu uzamaya başlamış. Peri, Pinokyo’nun doğru söylemesi gerektiğini söyledikçe, Pinokyo başka yalanlar uyduruyor, burnu da uzadıkça uzuyormuş. Artık öyle bir hale gelmiş ki kafasını hiç bir tarafa çeviremez olmuş. En sonunda yaptığı hatayı anlamış, işin doğrusunu periye anlatmış, peri de akıllanan Pinokyo’nun burnunu eski haline döndürmüş. Bir sihir yaparak kurnaz tilkiye kaptırdığı paraların, Pinokyo’nun eline geri gelmesini sağlamış. Pinokyo’yu uyararak; – Bu paraları boşyere harcama, doğru okuluna git, diyerek ortadan kaybolmuş. Pinokyo paralar elinde yine şarkı söyleyerek yürümeye başlamış. Tenha bir yerden geçerken birisinin yüksek sesle güldüğünü işitmiş. Aynı anda karşısına kendisini hapseden sirk sahibi çıkıvermiş. – Gel bakalım buraya seni yaramaz. Geçen sefer elimden nasıl kaçtın bilmiyorum ama şimdi senin cezanı vereceğim, diyerek Pinokyo’yu kollarından tuttuğu gibi denize atıvermiş. Pinokyo denize düşünce, suyun üzerinde kalmış. Dibe batmıyormuş, çünkü Pinokyo tahtadan bir kukla olduğu için su kendisini kaldırıyormuş. Suyun üzerinde böyle batmadan kalmak Pinokyo’nun hoşuna gitmiş. Kollarıyla bacaklarını oynatarak yüzmeye başlamış. Kıyıya doğru yüzerken birden ne olduysa olmuş. Pinokyo kendisini karanlık bir yerde buluvermiş. Meğerse Pinokyo’yu kocaman bir balık yutmuş. Şimdi Pinokyo balığın midesinde duruyormuş. Pinokyo balığın midesinde bekleye dursun, biz gelelim Geppetto ustaya. Geppetto usta eve gelmeyen Pinokyo’yu çok merak etmiş. Paltosunu da Pinokyo’yu okula göndermek için sattığından hasta olmuş. Oğlu Pinokyo’yu aramak için hasta hasta yollara düşmüş. En sonunda Pinokyo’nun denize atıldığı yere varmış. Buradaki balıkçılara oğlunu görüp görmediklerini sormuş. Balıkçılar da sirk sahibinin, Pinokyo’yu denize attığını gördüklerini söylemişler. Geppetto usta balıkçılardan birisine, kayığıyla denize açılıp oğlunu bulmaya yardım etmesi için yalvarmış. Geppetto ustayı tanıyan ve onun ne kadar iyi bir insan olduğunu bilen balıkçı, bu isteği geri çevirmemiş. Birlikte kayığa binip denize açılmışlar. Kayık bir süre yol aldıktan sonra şiddetli bir rüzgar çıkmış. Büyüyen dalgalara kayık daha fazla dayanamamış, birdenbire devrilivermiş. Balıkçıyla, Geppetto usta kendilerini bir anda dalgaların arasında buluvermişler. Geppetto usta hem yaşlı olduğundan hem de yüzmeyi bilmediğinden denizin dibine doğru batmaya başlamış. Bu sırada Pinokyo’yu yutan balık, Geppetto ustayı da yutmuş. Geppetto usta da balığın boğazından kayıp midesine girivermiş. Balığın midesinde ağlayan bir çocuğun sesini duymuş. Bu sesi hemen tanımış. Bu, oğlu Pinokyo’nun sesiymiş. Geppetto usta oğlunu bulduğu için çok sevinmiş. Pinokyo’ya: – Pinokyo, oğlum ben baban, Geppetto. Hayatta olduğuna çok sevindim. Seni o kadar çok merak ettim ki. Babasının sesini işiten Pinokyo gözyaşları içerisinde boynuna sarılmış. – Senin sözünü dinlemediğim için çok özür dilerim babacığım, beni affet bir daha sözünden hiç çıkmayacağım, diyerek gözyaşı dökmüş. Pinokyo’nun gerçekten de pişman olduğunu gören peri kızı onları kurtarmaya karar vermiş. Geppetto ustayla, Pinokyo’yu balığın midesinden çıkarıp karaya çıkartmış. Kurtulduklarına çok sevinen Pinokyo, babasının elinden tuttuğu gibi evlerinin yolunu tutmuşlar. Pinokyo o günden sonra o kadar akıllı bir çocuk olmuş ki babasının sözünden hiç çıkmamış. Her gün okuluna gitmiş. Okul çıkışı ise babasının yanına koşarak ona işlerinde yardım etmiş. Peri kızı da Pinokyo’nun çok iyi bir çocuk olduğunu görüp onu ödüllendirmeye karar vermiş. Pinokyo’nun artık tahtadan değil de etten kemikten normal bir çocuk olması için büyü yapmış. Büyü gerçekleşmiş. Pinokyo gece yatağında, uyumak üzereyken birdenbire normal bir çocuğa döndüğünün farkına varmış. Artık tahtadan değil, etten kemikten bir çocukmuş. Sevinçle yatağından fırlayarak babasının yanına koşmuş. Geppetto usta, karşısında Pinokyo’yu bu şekilde görünce dünyalar onun olmuş. “En sonunda benimde gerçek bir oğlum oldu” diyerek sevinç gözyaşları içerisinde oğluna sarılmış. Baba oğul ömürlerinin sonuna kadar mutlu yaşamışlar.

Comments (52)

  • berkecan

    nilgün abla çok güzelmiş ellerine sağlık

    reply
  • enes

    ya cok güzel kardeşime doru olmayı ve her gün ders çalışma isteyi verdi

    reply
  • berda

    :) cok güzel

    reply
  • Zeynep Kuday

    Çok teşekkürler

    reply
  • Aleyna

    Cok guzel

    reply
  • Iclal

    süperrrrrrrrrrr:D

    reply
  • Kitapkurdu

    ya güzel ama modası geçti ama olsun genede güzel ve çok uzun

    reply
  • Zeynep

    çok uzun

    reply
  • samet

    güüüüüüüüüzeeeell

    reply
  • Ayşe nur

    çok güzellllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll

    reply
    • Dilara

      çok güzelllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllllll bayıldımmmmmmmmmmmmmmmmmm

      reply
  • aslı

    çok beendim

    reply
  • Aslı

    çok mendim

    reply
  • Cemee

    çok teşekkürler bir de bize keloğlan’ı anlatın lütfen!!!!bu sizin sesiniz mı?

    reply
    • nilgun cabacı

      Evet Cemre ‘ciğim bu benim sesim. Beğendiğine çok sevindim.))

      reply
  • Kübra çalan

    <3

    reply
  • Nisanur ozhan

    bu hikaye hem çok uzun hemde çok güzel herkeze bu hikayeyi herkez dinlesin

    reply
    • Nisanur ozhan

      bu hikaye çok güzel hemde çok uzun herkeze bu hikayeyi tavsiye ederim kim yazdıysa ona teşekür ederim bu hikayeyi yazdığı için

      reply
  • Zxcvbnm1

    çok güzel

    reply
  • sudenaz

    ggüüüzeelllllllllll………… :)

    reply
  • Aleyna

    ya nilgün abla filimini çıkarırmısın nolur

    reply
  • aaaaaaaaaaaaaaaaaa

    xllllll

    reply
  • sude

    sise bir sorum olacak ti bende bir massal yasmak isterim nasil yasacam bir fikirinis warsa lütfen cevaplayin

    reply
    • Nilgün Cabacı

      Sude’ciğim masalını içinden geldiği gibi yaz. Sonrada ailene ve öğretmenine oku. Onlar seni yönlendirirler.

      reply
  • gizem

    :)

    reply
  • Hande

    başka masallar da ekleyebilirmisiniz… ve bu masalı çok beğendim

    reply
    • nilgun cabacı

      En kısa zamanda okumaya çalışacağım Hande’ciğim.

      reply
  • sanane

    açılmıyor ki

    reply
  • ASLONNNNNNNNNNNNNNNNNNNN

    ÇOKKKKKKKK İYİİİİİİ VE GÜZELLLLLLLLL

    reply
  • ömer

    çok güzel bir hikaye komşumuzun kızı çok beğendi teşekkürler masallar diyarı teşekkürler

    reply
  • Elmas

    mükemmel çok güzel

    reply
  • Cem ezgin

    Çok uzun bi masal bu da bemim hoşuma asla gitmez ve okumak zorunda kaldım bu kadar Uzun bir masalı dinleyemedim

    reply
  • kayıs

    ilk defa hoşuma giden bi hikaye buldum yani bana bunlarla gelin ho hu hı hA yes

    reply
  • Selin

    Diğer masalların hepsinde masalı indir var ana bu masalda yoooooook

    reply
  • Selim

    Sana aynen katılıyorum masalı dinleyemedim

    reply
  • Mavişş

    Hiç dinleyemedim bu ne ya masalı indir nerede !!!!!!!!!!

    reply
  • Huseyin

    Emegi gecen herkese tesekkurler.

    reply
  • idil

    güzel ama çok uzun.

    reply
    • zeynep serinsu

      çok güzellllllllllllllllllllll ama bayaaaa uzunnnnnnnnn

      reply
  • melek altın

    baba ogul ne güzel mutlu mutlu yaşamışlar ne kadar güzel insan babasını yada annesini sevmezmi ama pinokyo tahtadan olmasaymış

    reply
  • super masal

    Cok guzel….

    reply
  • mehmetemin

    bu çooooook güzel bir masaldı herkes dinlemeli bu masalı

    reply
  • Aycan

    masal niye yarım :(

    reply
  • Mustafa kaya

    gerçekten çok güzel seslendirilmiş, böyle güzel masal seslendirmek isterdim.

    reply
  • nilgun cabacı

    Beğendiğinize çoook sevindim)))Sevgiler Sinop’tan))))

    reply
  • Alper

    saolun bu hikayeyi kardeşim çok sevdi tekrar tekrar tşkler

    reply
  • NILGUN CABACI

    Merhabaaaaaa))))
    Begendiginize cok sevindim)))))Baska hangi masallari okumami istersiniz,soyleyin bakalim?))))
    Hepinize guzel pazarlar diliyorum.Karne tatilinizde hayirli olsun))))

    reply
  • özgür tekin

    emeklerinize saglık cok güzel cocuklarıma her gece dinletiyorum ..

    reply
  • Hafsa nur

    bu masali cok begendim herkesin dinlemesini tafsiye ederim

    reply
  • hüseyin

    ben begendim ve masal kitaplarım olsun isrdim

    reply
  • nilgun

    Heeeeey,Pinokyo Masalım yayınlanmıııış))))Gözünüz aydın olsun))İyi dinletiler size)))

    reply

Reply