Ocak 22, 2010
Sahibi : Nilgün Cabacı
Bir varmış, bir yokmuş çook eski bir zamanda küçük bir kasabada Geppetto adında ihtiyar bir oyuncakçı yaşarmış. Yaptığı tahtadan oyuncakları satarak geçimini sağlarmış. İhtiyar oyuncakçının hayatta üzüldüğü tek şey bir çocuğunun olmamasıymış. Bir çocuğunun olması için neler vermezmiş ki. Bir gün yeni bir oyuncak yapmak için ormana gidip kütük aramaya başlamış.
Temmuz 1, 2009
Sahibi : Nilgün Cabacı
Bir zamanlar küçük bir kız varmış. Annesi ona çok güzel bir kırmızı başlık yapmış.
Böylece küçük kızın adı ,Kırmızı Başlıklı Kız olmuş.
Bir gün annesi,’Büyük annen hasta, yaptığım bu keki ona götürür müsün?’demiş.
Kırmızı Başlıklı Kız keki almış ve yola koyulmuş.
Haziran 20, 2009
Sahibi : masalabla
Evvel zaman içinde bir orman varmış. Bu ormanın kenarından tren yolu geçermiş. Her gün bir tren kasabadan kente giderken bu ormanın yamacından geçermiş. Ormandaki hayvanlar treni çok severlermiş. Tren ormanın kenarına gelince düdüğünü öttürür haber verirmiş:
Haziran 16, 2009
Sahibi : masalabla
Sıcak bir yaz günüydü. Oya kırlara çiçek toplamaya çıkmıştı.
Yorulunca bir ağaca yaslandı. Derken uyuyakaldı. Rüya görmeye başladı.
Mayıs 23, 2009
Sahibi : masalabla
Kuşlar kendi aralarında bir tiyatro kurmuşlardı. İlk temsillerini vereceklerdi. Hepsi de çok heyecanlıydı. Kolay mı? O gece tüm orman onları seyretmeye gelecekti.
Nisan 30, 2009
Sahibi : masalabla
Yazan : Yeliz Yorulmaz
Seslendiren : Yeliz Yorulmaz
Yumi’nin Başına Gelenler
Yumi çok sevimli bir kaplumbağaydı. Parlayan gözleri, sürekli gülen bir yüzü ve sırtında harika işlemeleriyle çok güzel bir kabuğu vardı.
Fakat Yumi bugünlerde biraz durgundu. Onu üzen bir şey vardı. Annesi Yumi’yi çağırdığında, Yumi gelinceye kadar ne diyeceğinin unutuyordu. Çünkü, Yumi çok yavaş yürüyordu. Arkadaşlarıyla oynamak [...]
Nisan 29, 2009
Sahibi : masalabla
Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş. Evvel zaman içinde bir Keloğlan varmış. İhtiyar ve yoksul annesi, bu biricik oğlunu “Kel oğlum,keleş oğlum” diye severmiş.
Günlerden bir gün Keloğlan annesinden izin alıp balık tutmaya gitmiş. Belki bir kaç balık yakalarım. Anacığımla pişirir, yeriz. Aç karnımızı doyururuz” diye düşünüyormuş.
Irmağın kenarına gelip oltasını salmış. Öğleye doğru kocaman bir balık tutmuş…..
Nisan 11, 2009
Sahibi : Omer Faruk Kazgan
Bir gün rüzgar Güneş’le konuşuyormuş. Vuvv…Ben senden daha güçlüyüm demiş.
-Öyle mi? Demiş Güneş.
-Elbette demiş rüzgar. Bunu sana göstereceğim. Bak şu aşağıdaki yaşlı adamı görüyor musun?
Mart 6, 2009
Sahibi : masalabla
Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde bir kasabada peri kızı yaşarmış.Yanakları al al, altın kalpli bir kızmış.Hiç bir kimseye bir kötülüğü dokunmazmış.
Sarı saçlarıyla mavi gözleriyle herkesi büyülermiş.Kasabada yaşlılarla tek tek ilgilenirmiş.
Mart 6, 2009
Sahibi : masalabla
Yavru ağaçkakan annesiyle birlikte çınar ağacındaki yuvasında yaşıyordu. Bir sabah annesinin tatlı sesiyle uyandı.
-Haydi yavrum kalk artık.Bak sabah oldu. Biraz sonra yola çıkacağız.
Aralık 14, 2008
Sahibi : Gülümser Ülger
Bir varmış, bir yokmuş,
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Allah’ın yarattıkları buğday tanesinden çokmuş.
Kimi kavak gibi uzun, kimi kabak gibi tombulmuş, Kimi yürürken tıs tıs eder, kimi kuş gibi uçarmış.
Kasım 30, 2008
Sahibi : Zeynep Şule Evren
It is a hot, sunny day . Ali and his mother are in the kitchen. Ali is playing with his toy train. His mother is washing the dishes. Ali is a curious boy. He asks his mother a lot of questions. His mother answers the questions patiently.
Kasım 29, 2008
Sahibi : Gülümser Ülger
Bir varmış, bir yokmuş,
Allah’ın kulu mısır tanesinden çokmuş.
Yeşil olmalı, al olmalı, masallar masal olmalı.
Her masalda bir ibret var, Gerçeğe misal olmalı.
Masaldır bunun adı, dinlemekle çıkar tadı.
Kasım 19, 2008
Sahibi : Özge Uzun
Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir oduncu yaşarmış ormanın derinliklerinde. Bu oduncunun Hansel ve gratel adında iki çocuğu varmış. Hansel ve gratel’in anneleri onlar daha çok küçükken ölmüş, babalarıda çok kötü kalpli bir kadını üvey anne olarak başlarına getirmiş.
Kasım 18, 2008
Sahibi : Özlem Yapıcı
Bir zamanlar bir prens varmış. Bu prens evlenmek istiyormuş, ama evleneceği kişi gerçek bir prenses olmalıymış. Böyle birini bulmak için bütün dünyayı dolaşmış, ama çok büyük bir hayal kırıklığına uğramış. Çünkü, karşısına çıkan prenseslerin hakiki olup olmadığını bir türlü anlayamıyormuş. Hep eksik bir şeyler bir şeyler oluyormuş. Sonunda üzüntü ve umutsuzluk içinde yurduna dönmüş.