Kıvırcık Saçlı Kız ve İyilik

Gönderen : Başak Erbaş Baklacıoğlu

Kıvırcık Saçlı Kız ve İyilik

Kırmızı Başlıklı Kız

Evvel zaman içinde
Kalbur saman içinde
Develer top oynarken
Eski hamam içinde
Horozlar tellal iken
Pireler hamal iken
Ben anamın beşiğini
Tıngır mıngır sallar iken
Anam düştü beşikten
Babam düştü eşikten
Biri kaptı maşayı Dolandım dört köşeyi derken ülkenin birinde bir köy varmış. Köyün
çıkışında yıkılmak üzere olan çok eski bir varmış. Evde küçük bir kız çocuğu ile ihtiyar
annesi yaşamaktaymış.Küçük kızın simsiyah upuzun kıskıvırcık belini döven saçları
varmış.Yaşadığı köyde herkes ona kıvırcık saçlı kız diyormuş.
Kıvırcık saçlı kız akranlarıyla oynayacağı yerde ,sabahları güneş doğmadan annesiyle birlikte
uyanır kuru iki lokma ekmek ısırır ve ana kız yemyeşil ağaçlarla kaplı ormana gitmek için
uzunca bir yolu yürümeye başlarlarmış
Kıvırcık kız, ormana gittiğinde çok mutlu olurmuş. Annesi odun toplarken o, kuşların
cıvıltılarını dinler,renk renk çiçeklerin her birinin kokusunu derince içine çekermiş
Böcekleri kovalayıp, çiçeklerle dertleşen kıvırcık saçlı kız, akşam olduğunda sırtına bir kısım
odun yükler yola koyulurmuş.

Babasını küçük yaşta kaybeden kıvırcık saçlı kız, annesine çok düşkünmüş.gece oldu mu
duvardaki gaz lambasını söndürüp annesinin yanına sokuluverir orda uyuya kalırmış.

Yeni bir gün daha güneşin ışıltısıyla aydınlanıvermiş.
Her sabah olduğu gibi kıvırcık saçlı kız ve annesi ormana odun toplamak için yola
koyulmuşlar.
Küçük kız yürürken yorulduğunu hissetmiş ve bir köşeye oturuvermiş. Yanında kırmızı
tomurcuklu yer yer beyaz yaprakları açmış bir çiçek varmış.eşsiz güzelliğe sahip çiçekle
konuşmaya başlamış kıvırcık saçlı kız.

‘Merhaba sevgili çiçek,şu önde yürüyen yaşlı kadın benim annem.Kışın soğuktan korunmak
için odun topluyoruz.Evimiz çok eski…İçeriye heryerinden soğuk giriyor.Ne güzel seni saran
bir toprak var.Senin evin kök salmış derinliklere,sen üşümüyorsun değil mi? burada.

Yolun sonundan ayakkabıları yırtılmış iki büklüm çok yaşlı bir nine zar zor yürümeye
çalışıyormuş.Kıvırcık saçlı kızın yanında durup,’Kızım karnım çok aç bir lokma ekmekle bir
damla suyun var mı ?’diye sormuş.Küçük kız heybesini açmış annesi ile ikisine yetecek kadar
olan ekmeğe ve suya bakmış
Eğer yemeğini verirse kendisi de annesi de aç kalacakmış.
Yaşlı kadının gözlerine bakmış ve onun gerçekten çok aç olduğunu hissetmiş. Ekmeğini ve
suyunu kadına vermiş. Boş heybesini sırtına atıp annesine yetişmek için yola koyulmuş.

Ormana vardığında annesi bir köşe oturmuş başını ağaca yaslamış kızını bekliyormuş.
Annesi; ‘Canım kızım ver şu ekmeği de boğazımızdan iki lokma geçsin’ demiş.

Küçük kıvırcık saçlı kız annesine heybedeki tüm yemeği ve suyu yaşlı bir neneye verdiğini
heybesinin artık boş olduğunu söylemiş. Annesi küçük kızına hiç kızmamış Hatta yaptığı
iyilikten dolayı onunla gurur duymuş. Karınları aç olan anne kız eve dönmek için yola
koyulmuşlar.
Güneş yerini hafifçe çiseleyen yağmur damlalarına bırakmış. Küçük kız güneşe arkasını
döndüğünde gökkuşağının muhteşem renkleriyle karşılaşmış. Sanki kırmızı renk maviyi,
turuncu ise sarı rengi kucaklıyormuş
Küçük kıvırcık saçlı kız ve annesi evlerine vardıklarında gördükleri karşısında şaşkına
dönmüşler.
Eski, yıkılmak üzere olan harabe evlerinin yerinde beyaz boyalı, yepyeni, duvarları ışıl ışıl
parlayan, bahçesi beyaz güllerle süslenmiş kocaman bir ev varmış

İçerden ise mis gibi yemek kokuları geliyormuş. Sobanın üstünde kaynayan bir çorba,
masanın üzerinde ise ekmek, su ve göz kamaştırıcı kocaman kızarmış bir tavuk duruyormuş
Kıvırcık saçlı kız ve annesi şaşkınlıkla olup biteni anlamaya çalışıyormuş.
.Küçük kızın yolda karşılaştığı yaşlı nine; içeri girmiş ve;

‘Küçük kız,sen bana,annene ve sana ait olan ekmeği ve suyu verdin.Bende senin bu iyiliğin
karşısında sana kışın asla üşümeyeceğiniz evi ve bütün ömür yiyebileceğiniz kadar yiyecek
hediye ediyorum.Her iyilik elbet bir gün karşılığını bulur güzel kızım’demiş
Küçük kız ve annesi bütün ömür mutlu yaşamışlar.

Diğer Masallar